Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen yıl, ‘50+1 lazım’ diyerek teşkilatlarına ‘çok çalışacaksınız’ talimatı verdi. Bazı politika bilir yazarlara göre ise iktidar olmak için, yüzde 30 yeterli. Ancak Cumhurbaşkanı işini ne şansa, ne tahminlere, nede yüzde oranlarına bıraktı. Adına ‘Milli Mutabakat Komisyonu’ dediği bir ittifakın içine girdi. Komisyon 18 Ocak’tan beri harıl harıl çalışıyor. Amaç 2019 seçimlerini almak.

Son dört seçimi hatırlayalım;

AK Parti; 2007 seçiminde yüzde 46.4, 2011’de yüzde 49.9, 2015 Kasım seçiminde yüzde 49.3 aldı. 7 Haziran seçiminde ise AK Parti yüzde 40.9 oy almasına rağmen, tek başına iktidar olamadı. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘eşeğini sağlam kazığa bağlamak’ için ‘Milli Mutabakat’ kuruyor.

Komisyon yerel seçimlere yönelik uyum paketinin yanı sıra, ittifak formülleri üzerinde de çalışıyor. Buna göre; 2019'daki seçimlere hazırlık kapsamında yapılması gereken acil düzenlemeler, bir paket haline getirilecek. 18 yaş şartı da paketlerden biri. Milletvekili seçilme yaşının 18'e indirilmesinin ardından; belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ile muhtarların seçilme yaşı da 18’e çekilecek. AK Parti ‘genelde’ milli mutabakatlı ittifak ile seçime hazırlanıyor. Ancak yerelde ittifak yapmayacağını bas bas bağırıyor. Hele ‘çatı aday’ meselesine; ‘Çatı aday, matı aday yok’ diyor.

Kim ne derse desin…

AK Parti’nin il başkanları da, milletvekilleri de ‘yerelde ittifak yok’ desin. Ancak kazın ayağı öyle değil.

Zira 2019 seçimlerinde, her ilde avantajlı hale gelebilmenin tek yolu belediyeler. Belediyeleri 'genel ittifakın' dışında bırakmak veya dışında kalmalarına izin vermek, ‘topuğuna kurşun sıkmaktan’ başka bir şey değil. 2019 seçimlerinin belirleyicisi, şekillendiricisi belediyeler olacak. Kimse hayal görmesin, senaryo yazmasın.

Gerçi AK Parti’nin milletvekilleri ve il başkanları son derece dikkatli konuşuyor. Zira geçmişte örnekleri bol olduğu üzere ‘tükürdüğünü yalamamak’ adına, boylarını aşan laflar etmiyorlar. Ki bakarsınız şu an ‘yerel ittifak yok’ diyen AK Parti, yarın kalkar der ki; ‘yerelde de ittifakın çatı adayını destekleyeceğiz.’ Bu nedenle yuvarlak cümleler, milletvekili, il başkanları, ilçe başkanları ve siyasilerin açıklamalarını süslüyor.

***

Yerel ittifakta ‘çatı aday’ formülü nasıl olur dersiniz?

'Milli Mutabakat' pazarlığı nasıl işleyecek? MHP ve AK Parti'nin baraj ve dar bölge formülleri var mı?

AK Parti başlangıçta sıcak bakmadığı ‘yerel seçimlerde ittifak’ konusuna; MHP’nin önerisi üzerine kafa yoracağı bes belli ortada. Yerel ittifakın olgunlaşması için izlenecek yol ise ‘Bütünşehir Yasası’ üzerinde yeni çalışmalar yapmak. Türkiye’de şu an 30 il büyükşehir. MHP’nin elinde Manisa Büyükşehir Belediyesi dahil; 3 büyükşehri, 5 il belediyesi, 79 ilçe belediyesi ve 47 belde olmak üzere; toplam 134 belediye bulunuyor. AK Parti’nin yürüttüğü çalışmaya göre de; 30 büyükşehirin dışında kalan 51 ilin de ‘bütünşehir’ kapsamına alınması gündemde.

Üç Büyükşehir’den biri olan Manisa, yani Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün 2019 seçimlerinde izleyeceği yol, aslına bakarsanız kilit noktasını oluşturuyor. Cengiz Ergün 31 Ocak’ta Büyükşehir Belediyesi Web TV’de yaptığı açıklamada aynen şöyle demişti. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli ile yapmış oldukları mutabakatlar konuşuluyor. Bugün il başkanlığı da bir açıklama yapmış ‘Manisa’da çatı olmaz’ demiş. Ona sen karar veremezsin, ona Cumhurbaşkanımızla, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli karar verecek. Ne yapılırsa da saygılıyız. Sindirin, bunları içinize sindirin. Vatandaş bunun cevabını sandıkta verdi. Bakın 4 sene gitti bir sene daha kaldı, biraz daha sabır.”

Yani bu ne demek oluyor?

Cengiz Ergün ‘Çatı aday’ olarak gösterilirse, ‘hayır’ demeyecek.

Peki ‘Bütünşehir’ taktiği nasıl işleyecek? Plana göre; 30 büyükşehirin dışında kalan 51 ildeki tüm belde belediyelerinin ya kapatılması, ya da en yakın ilçe ile birleştirilmesi gündeme gelecek. Ayrıca düzenleme, 81 ilin tamamında il belediyesinin sınırının, il mülki sınırını kapsar hale getirilmesini de kapsıyor. Böylece büyükşehirlerdeki gibi; il belediye başkanlarının da mülki sınırların tamamından sorumlu olması ve yetkilerinin de buna genişlemesi öngörülüyor. Bu düzenlemeyle birlikte de kırsalda yer alan seçmenin de, il belediye seçimlerinde oy kullanmasının önü açılıyor.

O zaman şu soruyu sormak gerekiyor. Yunusemre Belediyesi ile Şehzadeler Belediyesi birleştirilir mi? Bu soruya cevabı, ben vermeyeceğim. Muhatapları cevap versin.

***

Milli mutabakatla yerele verilecek ‘ittifak ayarında’ başka bir konu ise; AK Parti ve MHP, mevcut durumda hangi belediyelere sahip ise, O il veya ilçede yine o partinin adayına destek verilmesi sağlanacak. Hangi partinin adayının destekleneceğine ise her iki parti yönetimi karar verecek. ‘Kırsaldaki oylar’ ise hangi adayın destekleneceğine dair belirleyici rolü üstlenecek.

Kırsaldaki seçmen derken; köylüden, çiftçiden, üreticiden, işsizden, asgari ücretle al-takke ver külah, yaşamını idame ettirmeye çalışan emekçiden bahsediyoruz. Seçim zamanı dışında ezim ezilen kırsal kesim vatandaşı, hangi partiye daha fazla oy verdi ise  O partinin adayı desteklenecek. Bu formül 2019 yılının Mart ayında yapılması planlanan ‘yerel seçimler’ de ilk kez, sahada test edilecek.

'Mutabakat İttifakının' bu seçim ayarı ‘tutar mı, tutmaz mı’ hep birlikte biz de test edeceğiz. Ancak şu bir gerçek ki; ne 'Milli Mutabakatçıların' ne de 'ittifakçıların',  ‘vatandaşın kendisini’ düşündüğü yok. Bütün hesaplar kazanmak üzerine kuruldu.

Yani; yine filler tepişecek, çimler ezilecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.