Dünyada ve ülkemizde yaşlı nüfus hızla artmaktadır. Yaşla birlikte hem Alzheimer Hastalığı(AH),hem diğer nörodejeneratif hastalıklar artmaktadır. Dünyada 35 milyon civarında Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir.Diğer demans tipleri eklendiğinde bu oran 2 katına çıkmaktadır.Türkiye de yapılan bir çalışmada 70 yaş üzeri AH  %11,diğer demanslarla  birlikte bu oran %20’ye çıkmaktadır.65  yaş üzeri nüfusun ülkemizde  %7,5 olduğu varsayılırsa sayının sorun oluşturmaya başladığı ve yaşlı nüfusun giderek artması ile bu sorunun büyüyeceği anlaşılmaktadır.

   Benzer biçim de yaşlı nüfus da depresyon yaygınlığı için  verilen oranlar %10-55 arası değişmektedir. Yaşlı depresyonu erişkin depresyonundan klinik olarak farklılık göstermektedir. Demans ile karıştırılması nedeniyle pseododemans depresyon olarak adlandırılmıştır. Günümüzde bu kavram sık kullanılmamakla beraber demans ile depresyonun bilişsel belirtilerinin karıştırılması nedeniyle depresyonun ileri yaşlarda demans tanısı ile takip edildiğine tanıklık ettiğimiz hastaların sayısı az değildir. Çünkü depresyon tedavi edildiğinde bilişsel(kognitif) işlevler dediğimiz dikkat ,bellek,işlem hızı,sosyal biliş vb gibi işlevler düzelmekte demans da ise kalıcı kayıplar oluştuğundan günümüz tedavi yöntemleri ile ancak ilerleyişi  yavaşlatılabilmektedir.Ayrıca AH’ ında depresyon yaygınlığı %20 kadardır.Bu hastaların bazıları depresyon hastası iken bazıları da hastalığın erken bir belirtisi olarak depresyonda olabilmekte yani depresyon demansın seyrinde ortaya çıkmaktadır.Burada bahsetmeden geçemeyeceğim bir diğer konu da psikoz ve davranış bozukluğunun demans(AH) seyrinde sıklıkla ortaya çıkması ve antidemans tedavinin yanında tedavi edilmesinin gerektiğidir.Tüm bu durumlar göz önüne alındığında demansın takip ve tedavisinin nöroloji ve psikiyatri işbirliğiyle olmasını zorunlu hale getirmektedir.

    Depresyon diğer yaş gruplarında kadınlarda daha sık(3/1) görülürken yaşlı gruplarda erkeklerde 2/1  oranda görülmekte hatta eşitlenebilmektedir. Yine günümüzde pek fazla rağbet görmese de maskeli depresyon olarak adlandırılan daha çok somatik ve bilişsel belirtilerin hakim olduğu, duygu durum belirtilerin silik olduğu depresyonları karşılamaktadır.Kronik ağrı ve somatik belirtilerin yanında konsantrasyon ve bellek sorunları da yaşlı ve depresif hastalarda sık görülmektedir.Günahkarlık düşünceleri,kendini suçlama ve intihar tasarıları ve intihar girişimleri yaşlı depresifler de önemli bir sorundur.Yaşlılık döneminde depresyon ile tıbbi hastalıkların ortaya çıkması ,tıbbi hastalıkların ortaya çıkması ile depresyonunda arttığını görmekteyiz.

  Yaşlılarda depresyonun ortaya çıkmasında ruhsal ve toplumsal etkenlerde özellikler gösterir. Yaşlılık depresyonunda yaşlılığın getirdiği ümitsizlik ve ölüm korkusunun da önemli bir yeri vardır.Ayrıca yaşlılar intihar riskinin en yüksek olduğu yaş grubunu oluştururlar ki  intihar oranı gençlere göre % 50 fazladır.Depresyon tüm intihar olaylarının 3/2 sinden sorumludur.Boşanmış yada eşi ölmüş olmak ,yalnız yaşamak,alkolik olmak,çok yaşlı olmak intihar riskini arttırmaktadır.

 Yine de yaşlı depresyonu ile demans arasında bazı farklılıklar vardır. Bunlar başlangıç demans da sinsi,depresyonda belirgindir.Belirtiler depresyonda hızlı ilerlerken demansda sinsidir.Demans  tanılı  hasta bilişsel yeti yitiminin farkında değilken depresyon tanılı hasta farkındadır.Yönelim ve bellek depresyonda korunur. Demans tanılı hasta da bozuktur. Erken uyanma depresyonda tipiktir. İştah kilo kaybı ve kabızlık olabilir. Demans da bunlar yoktur. Geçmiş depresyon öyküsü demans tanısı olan hastada olasılıkla   bulunmaz. Tüm bu farklılık ve benzerlikler bir uzman değerlendirmesini gerektirmektedir. Her iki tanı da uzmanlık (psikiyatri –nöroloji) takibi gerektirir. Her iki uzmanlık alanının yaşlı depresyonu ve demansda işbirliği yapması önem arzeder. Sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.