845.'ci kez sudan koyun geçirdiler

Denizli'nin Çal ilçesinde sekiz asrı aşkın süredir düzenlenen 'Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Çoban Bayramı' sona erdi.

845.'ci kez sudan koyun geçirdiler

Denizli'nin Çal ilçesinde sekiz asrı aşkın süredir düzenlenen 'Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Çoban Bayramı' sona erdi.

27 Ağustos 2018 Pazartesi 15:08
845.'ci kez sudan koyun geçirdiler

Denizli'nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit Mahallesi’nde sekiz asrı aşkın süredir düzenlenen 'Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Çoban Bayramı' sona erdi. Büyük Menderes Nehri kenarında Köprübaşı mevkiinde bu yıl 845.’ncisi düzenlenen yarışma Türklerin, Orta Asya'dan getirdikleri en önemli geleneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan yarışmaya Çal ve Çivril ilçeleri ile köylerinden gelen 52 çobanın katılımıyla yapıldı. 'Sudan Koyun Geçirme Yarışması', 11. yüzyıldan itibaren, Anadolu'nun Türkler tarafından yurt edinilmeye başlamasıyla birlikte, Çal ilçesinin de en önemli kültürel etkinliklerinden biri haline geldi.

Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan, yarışmaya ilginin her geçen yıl artığını kendilerinin de bu geleneğin yayılması için çapa sarf ettiklerini söyledi.

Binlerce kişinin izlediği yarışmada, çobanlar sürülerini Büyük Menderes Nehri'ne sokarak karşıya geçirmeye çalıştı. Bazı koyun sürüleri, çobanının ardından hemen suya atlarken, bazısı çobanın peşinden gitmedi. Bir çoban nehre atladıktan sonra yerinden kalkamayarak boğulma tehlikesi geçirdi.  Koyunun takip etmediği çobanlar elenerek yarışma yerinden ayrıldı.

Sürünün lideri olan ‘El Koyun’un kendisinden sonra hemen suya atladığını gören bazı çobanlar sevincini koyunu öperek gösterdi.

SUDAN KOYUN GEÇİRMENİN TARİHÇESİ

Tarihi kaynaklara göre sudan koyun geçirmenin tarihçesi şöyle: "Bir ağanın çok güzel kızı varmış. Bu ağayı sevenler olduğu gibi çekemeyenler de varmış. Ağanın yanında çobanlık yapan Keloğlan, koyunları otlatırken bir gün ağayı çekemeyenler, onu öldürüp koyunları almak istemiş. Keloğlan, "Bana müsaade edin, bir kaval çalayım da muradıma ereyim. Ondan sonra öldürürsünüz." demiş. Keloğlan'ın bu son isteğini kabul etmişler. Keloğlan, oturup kaval çalmaya başlamış. Kaval sesini duyan ağanın kızı, babasına, "Bizim Keloğlan'ı öldürecekler." demiş. Ağa, hemen atına binip koyunların yanına gitmiş ve Keloğlan'ı kurtarmış. Ağa, kızına, "Keloğlan'ın öldürüleceğini nereden anladın?" diye sormuş. Kız, Keloğlan'ın ona kavalla mesaj verdiğini söylemiş. Ağa, Keloğlan'ı yanına çağırmış ve "Koyunlara tuz ver, üç gün de su içirme. Eğer koyunlar suyun yanına gelir ve su içmeden karşıya geçerse kızım senindir." demiş. Keloğlan, ağanın sözü üzerine derenin kenarına getirdiği koyunlara kaval çalmış. "Aman kara koyunum, beni mahcup etme" diye üç defa tekrarladıktan sonra koyunlar, su içmeden karşıya geçmiş. Böylece Keloğlan muradına ermiş. İşte bin yıldır bu bölgede Keloğlan'ın kara koyunu gibi bölge insanı da koyunlarını Büyük Menderes'in soğuk sularından karşı kıyıya geçirmeye çalışır."

Son Güncelleme: 27.08.2018 22:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.